YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Ahmet Zorlu

Pandemi küresel ekonomideki toparlanma sürecini sekteye uğratmıştır.

2020 yılı ile birlikte hayatımıza giren pandemi, küresel sağlık krizinin ötesinde makroekonomi üzerindeki etkileriyle gündemi belirleyen temel unsur olmuştur. Dünya genelinde pandemiyi önlemeye yönelik alınan kısıtlayıcı tedbirler, küresel ekonomik faaliyeti baskılarken, hem arz hem de talep tarafında daralma ile birlikte üretim ve ticaret hacmi kayda değer bir gerileme göstermiştir.

Pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerini hafifletmek üzere birçok ülke geniş ölçekli mali tedbirleri ve destek paketlerini uygulamaya koyarken, merkez bankaları genişlemeci para politikalarına yönelmiştir.

ABD Merkez Bankası (Fed) 2019 sonunda %1,50-%1,75 aralığında olan politika faizini kademeli olarak %0-%0,25 aralığına kadar çekmiş, hazine ve özel sektör tahvil alımlarına giderek kısa vadeli likidite ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlamıştır. Avrupa Merkez Bankası (ECB) depo faizini eksi %0,5’te sabit tutarken, likidite şartlarına destek olmak üzere varlık alımlarını ve uzun vadeli re-finansman operasyonlarını artırma yoluna gitmiştir. Benzer şekilde İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japon Merkez Bankası (BoJ) da varlık alımlarını artırmıştır.

Genişlemeci politikalar her ne kadar piyasalarda likidite bolluğu yaratsa da, küresel risk iştahındaki gerilemeye paralel, gelişmekte olan ülkelerden yüksek miktarlarda sermaye çıkışları ve ülke risk primlerinde de belirgin artışlar yaşanmıştır.

2020 yılında süregelen korumacı ticaret politikaları, daralan küresel ticareti olumsuz etkilerken, ABD-Çin arasında yılın başında imzalanan birinci faz ticaret anlaşmasına rağmen gümrük tarifelerinin yüksek seviyelerde seyrettiği ve ticaret savaşının devam ettiği görülmektedir. Yılın sonunda AB ile İngiltere arasında Brexit sonrası ticari ilişkileri düzenleyecek anlaşmanın imzalanması ise olumlu bir gelişme olmuş ve bu konudaki belirsizlikleri ortadan kaldırmıştır. Küresel ölçekte ekonomik faaliyet üzerinde jeopolitik gelişmelerin de etkisi izlenirken, yılın son çeyreğinde ABD’de gerçekleştirilen Başkanlık seçimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler, dünya siyaset sahnesinde yankı uyandırmıştır.

Özellikle ikinci çeyrekte dünyanın önde gelen ekonomileri de dahil olmak üzere tüm ekonomilerde yüksek oranda daralmaların kaydedildiği 2020 yılında, en derin ekonomik hasarı Avrupa ülkeleri yaşarken, yaz aylarında pandemiyi kontrol altına almasının da etkisiyle Çin daralmayan tek büyük ekonomi olmuştur.

IMF, Ocak 2021 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda, bir önceki raporunda 2020’de %4,4 küçüleceğini öngördüğü küresel ekonominin, yılın ikinci yarısında beklenenden daha güçlü bir ivme kaydetmesinin etkisiyle %3,5 oranında daralacağını tahmin etmiştir. 2021 için %5,2 olan büyüme tahminini de %5,5 olarak yukarı yönlü revize etmiştir.

2021 yılında küresel ekonominin seyrinde, aşı uygulamalarının yaygınlığı ve başarısı önemli rol oynayacaktır. Ancak, virüsün yeni varyantları nedeniyle pandeminin kontrol altına alınmasına yönelik belirsizlikler, kısa ve orta vadeli öngörüleri aşağı yönlü etkilemektedir.

Türkiye ekonomisi pandemi şartlarına karşı güçlü direnç göstermektedir.

Dengelenme sürecinin ardından, büyüme ivmesi kazanmaya başlayan Türkiye ekonomisi, 2020 yılının ilk çeyreğinde %4,5 büyürken, pandemi ile birlikte kısıtlayıcı önlemlerin baskısıyla ikinci çeyrekte %9,9 oranında sert bir daralma yaşamıştır. Üçüncü çeyrekte, sağlanan mali destek ve tedbirlerle iç talep artışa geçmiş, ekonomide bir V dönüşü kaydedilerek, büyüme yıllık bazda %6,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Böylece ilk 9 ayda %0,5’lik büyüme kaydedilirken, Yeni Ekonomi Programı’nda 2020 yılı için %0,3’lük büyüme öngörülmektedir.

2019 yılında fazla veren cari denge, küresel daralmayla birlikte azalan ihracat hacmi ve artan altın ithalatıyla yükselen dış ticaret açığı; bunun yanı sıra pandemi nedeniyle turizmde yaşanan kayıpların da etkisiyle 2020 yılında açık vermeye başlamıştır. Cari dengedeki bozulma nedeniyle dış finansman ihtiyacı artarken, yabancı sermaye akımlarındaki zayıflıktan dolayı döviz rezervleri ve döviz kurları üzerinde baskı oluşmuştur.

Yılın ilk yarısında zayıf talep koşullarından dolayı ılımlı seyreden enflasyon, yılın ikinci yarısında finansal piyasalar ve döviz kurlarındaki oynaklık ve normalleşme sürecinin yol açtığı iç talep artışı sonucu yükselişe geçmiş; TÜFE’de yıllık artış %14,6 olarak gerçekleşmiştir.

TCMB, bir yıla yakın sürdürdüğü faiz indirimi sürecini Haziran 2020 itibarıyla durdurmuş; Eylül ayından itibaren sadeleşme adımları ile birlikte sıkı para politikası uygulamasına geçmiş ve politika faiz oranını %8,25’ten yıl sonunda %17’ye yükseltmiştir. 2021 yılında TCMB’nin sıkı duruşunu uzun süre koruması beklenmektedir.

Merkez Bankası’nın çoklu faiz yöntemi uygulamasını bırakması ve politika faizini yükseltmesiyle Türk Lirası yabancı paralara karşı değer kazanmaya başlamıştır. Diğer yandan, Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi Nisan ayında ulaştığı 650 baz puan seviyelerinden Aralık ayında 350 baz puanın altına gerilemiştir.

Vestel Beyaz Eşya önemli bir sınavdan başarıyla geçmektedir.

Vestel Beyaz Eşya bu zorlu pandemi sürecinde, çalışan ve toplum sağlığını merkeze alan uygulamaları hızlı bir şekilde hayata geçirmiş; üretim ve istihdamda sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkıda bulunmuştur.

Vestel Beyaz Eşya, çalışanlarını ve çalışan yakınlarını korumak amacıyla, fabrika ve diğer tesis alanlarında, ayrıca üretim süreçlerinde aldığı koruyucu ve önleyici tedbirlerle örnek teşkil etmiş; TSE Güvenli Üretim Belgesi ile de bunu tescil ettirmiştir. Güçlü bir teknoloji şirketi olmanın verdiği imkanları, çevik ve etkin yönetim anlayışıyla birleştiren Şirketimiz, pandemi başlangıcında bir haftalık kısa süreli bir duruş dışında faaliyetlerini kesintisiz sürdürmüştür.

Ülke çapında virüse karşı verilen mücadeleye destek olarak sorumluluk alan Vestel Beyaz Eşya, bugünün kahramanları sağlık çalışanlarımızın hayatlarını kolaylaştırabilmek için ülkemizin birçok noktasındaki sağlık kuruluşuna ürün bağışında bulunurken, kendi geliştirdiği ateş ölçüm, numune alma ve entübasyon kabini gibi ünitelerle de destek vermiştir. Ayrıca, Vestel Beyaz Eşya tarafından ürünleştirilen ventilatör cihazının üretimine 2021 yılında başlanması planlanmaktadır.

Yurt dışı ve yurt içi pazarda, özellikle yılın ikinci çeyreğindeki geniş çaplı önlem ve kısıtlamaların yanı sıra insanların yaşam tarzlarındaki ani değişikliğin getirdiği şok ve belirsizlik, satışları olumsuz etkilemiştir. Yılın ikinci yarısında, “yeni normal”in şartlarına alışılmaya başlanmasıyla ertelenmiş talebin devreye girmesi, evde daha çok vakit geçirilmesine bağlı olarak beyaz eşyaların daha çok kullanılması ve tüketicilerin artan hijyen ihtiyacının beyaz eşya talebine yansıması ile pazarda hızlı bir toparlanma görülmüştür. Vestel Beyaz Eşya da bu eğilimi iyi değerlendirerek, yurt dışı pazarlarda ikinci çeyrekte yaşanan kayıpları telafi ederken, ihracat adetlerini yıllık bazda sabit tutma başarısını göstermiştir. Yurt içi pazarda da benzer bir eğilim izlenirken, kısıtlamaların daha sınırlı olması, Haziran ayından itibaren başlayan normalleşme sürecindeki düşük faiz ortamı ve konut satışlarındaki rekor artışın ertelenmiş talebi harekete geçirmesinin yanı sıra 2019 yılının da düşük baz etkisiyle çok güçlü bir büyüme hızına ulaşan Vestel Beyaz Eşya, büyüyen pazarda sektörden daha hızlı büyüyerek pazar payını da artırmayı başarmıştır.

Bu zor dönemde, yurt içi pazarda tüketicilerin tüm beklentilerine yanıt vererek her zaman yanlarında olduğumuzu hatırlattık. Vestel’in entegre perakende sistemi sayesinde sektörde bir “ilk” olan online satışlarda Türkiye’nin her yerine 24 saatte ve hijyenik şartlarda teslim uygulamasının yanı sıra, videolu servis desteği, 65 yaş üstü tüketicilere öncelikli hizmet ve sağlık çalışanlarına yönelik ayrıcalıklı hizmetler gibi aksiyonlarla tüketicilerle olan bağımızı güçlendirdik.

Pandemi döneminde artan hijyen ve sağlık odaklı ürün taleplerini karşılayan yeni ürünlerimizle en güçlü kasımız olan Ar Ge ve inovasyondaki vizyonumuzu ve üstünlüğümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Geliştirdiğimiz Gün Işığı Teknolojisi’ne sahip buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineleri ile klimalar bireylerin daha güvenli, steril ve hijyenik yaşam isteklerine en iyi şekilde cevap veriyor. Önümüzdeki dönemde de artan hijyenik ürün taleplerini karşılayan UV-C teknolojisinin kullanıldığı daha gelişmiş ürünleri tüketicilerle buluşturacağız.

157 ülkeye ihracat gerçekleştiren bir üretim ve teknoloji devi olarak küresel varlığımızı daha da pekiştirme kararlılığı ile ihracat haritamızı genişletirken, global iş birliklerimizi de sürdürüyoruz. Sharp ile olan marka lisanslama anlaşması kapsamında ürettiğimiz beyaz eşyalar, Avrupa’da bağımsız test kuruluşlarından aldıkları puanlarla rakipleri arasından sıyrılırken, bu pazardaki payımızı artırmada önemli rol oynamaktadır. 2020 yılının son çeyreğinde, Vestel Ticaret’in İngiltere beyaz eşya pazarının önemli oyuncularından Crosslee PLC’nin White Knight ve Hostess ticari markalarını satın alması, Avrupa ve özellikle İngiltere pazarındaki iddiamızı artıran bir gelişme olmuştur.

Vestel Beyaz Eşya, Türkiye’de dijital dönüşüm için yatırıma başlayan ilk şirketlerden biri olarak, bu konudaki öncülüğünü sürdürmektedir. Bu doğrultuda Vestel City’de Endüstri 4.0 dönüşümünün yaklaşık %90’lık bölümü tamamlanmış olup hammadde girişinden sipariş teslimine kadar tüm süreçler akıllı tanıma sistemiyle uçtan uca dijital olarak izlenebilmektedir. Bu dönüşümün tamamlanmasıyla; Vestel City tam otomasyonla yürüyen akıllı bir üretim kompleksi haline gelecektir. Pandemi süreci, iş sürekliliği adına bu dönüşümün önemini çok açık bir biçimde bizlere göstermiştir.

Sürdürülebilirlik iş modelimizin odağında yer alıyor.

Tüm dünyada paydaş temelli, her konuda sosyal faydayı gözeten yaklaşımların ön plana çıkmaya ve tüm işlerin sürdürülebilirlik odaklı şekillenmeye başladığı bir sürece doğru gidiyoruz. Tüm bunların bir yansıması olarak bugün artık, öncü şirketler çalışanlara, çevreye ve topluma yatırımı işlerinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.

Akıllı Hayat 2030 doğrultusunda, küresel olarak yaşanan büyük dönüşümün geleceği şekillendirdiği ve işimizi etkilediği bu dinamik ortamda sürdürülebilir bir gelecek için hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda yenilikçi bir bakış açısını geliştirmeye ve kurum kültürümüzün bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz.

Teknolojiden beslenen inovatif çözümlerle üretim süreçlerinin çevresel etkisini en aza indiriyoruz. Geleceği yaşatan akıllı ürünler geliştiriyoruz. Enerji ve su tasarrufunda çok ileri seviyedeki ürünlerimize, ekstra hijyen ve sterilizasyon sağlayan, fermentasyon şartlarını oluşturan inovatif ürünlerimizi de ekliyoruz.

Projelerimizi geliştirmede tüm dünyamızı düşünerek 360 derecelik bir sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeyi içselleştiriyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında, Müşteri Hizmetleri Kadın Teknisyen Projesi’ni yürütüyoruz. Toplumsal farkındalığımızla engelli vatandaşlarımıza iş hayatında daha fazla yer vermek için çaba sarf ediyoruz. Erişilebilirlik Projemiz kapsamında yaptığımız tasarım ve düzenlemelerle ürünlerimizin engelli bireylerce kolayca kullanılabilmesini sağlıyoruz.

Akıllı Hayat 2030 kapsamında başlattığımız kurumsal gönüllülük programımız Kıvılcımlar hareketi ile Zorlu Grubu’nun DNA’sında yer alan yardımseverliği, çalışanlarımızın kendi gönüllülük projelerini üretebildiği, paydaşlarımızla iş birlikleri ve ortaklıklar oluşturabileceğimiz bir yapıya dönüştürmeye devam ediyoruz.

Hayvan dostlarımızın yanında olduğumuzu her zaman vurguluyoruz. Geçen yıl önemli uluslararası ödüllerle taçlanan Yürüteç Projemiz, 2020’de de Özel Sektör Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen “Gönülden Ödüller” etkinliğinde, “En Yaratıcı Gönüllülük Projesi” Ödülü’nü almıştır. Pandemi sürecinde de hayvan dostlarımızı aç ve susuz bırakmamak üzere önlemler almayı sürdürüyoruz.

Geleceğe umutla bakmaya devam…

Pandemi sürecinde, finansal riskler kadar finansal olmayan riskleri yönetmenin önemini hatırlarken, dijitalleşme ve sürdürülebilirliğin riskleri yönetme karşısındaki gücünün de farkına vardık. Akıllı Hayat 2030’un en önemli kaldıraçlarından biri olan teknoloji ve inovasyonun çarpan etkisi yaratabilecek bir güç olduğunu bir kez daha gördük.

Vestel Beyaz Eşya, Ar Ge, teknoloji, inovasyon ve katma değerli üretim temellerinde şekillenen gelecek yol haritasının doğruluğunu teyit ettiği test niteliğindeki bu süreçten güçlenerek çıkmıştır.

Şartlar ne olursa olsun, hayallerimiz var oldukça biz de dünyamız, ülkemiz ve paydaşlarımız için daha çok değer üretmek üzere var olacağız.

Daha iyi bir geleceğe dair umutlarımızı paylaşan tüm paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Nazif Zorlu
Yönetim Kurulu Başkanı