YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Ahmet Zorlu

Küresel ekonomi açısından oldukça zor bir yılı daha geride bıraktık.

2019, korumacı politikalar, Brexit ve dünyanın birçok bölgesinde devam eden jeopolitik sorunların gölgesinde, küresel büyüme endişelerinin fazlasıyla hissedildiği bir yıl olmuştur.

Ticaret savaşları ve küresel büyümede yavaşlama kaygıları ile ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi önde gelen merkez bankaları, ekonomiyi desteklemek amacıyla yeniden genişlemeci para politikalarına dönmek zorunda kalmıştır. Fed, yıl içerisinde gerçekleştirdiği üç faiz indirimiyle politika faizini %1,50- 1,75 bandına düşürürken; ECB, destek paketi hazırlayarak aylık 20 milyar Avro tutarındaki yeni varlık alım programını devreye almış ve faiz indirimine gitmiştir. Faiz indirimleri ile birlikte gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarında görece bir toparlanma gözlenmiştir.

ABD en uzun süreli büyüme dönemlerinden birini yaşarken, Euro Bölgesi’nde geçen yıla göre daha zayıf bir büyüme gözlenmektedir. Yıl içerisinde Brexit sürecinin yanı sıra İtalya ve İspanya’da da siyasi belirsizliklerin oluşması bölgedeki büyüme eğilimine olumsuz yansımıştır. İvme kaybının sürdüğü Asya ekonomilerinde Japonya beklentilerin altında büyürken, Çin ekonomisinin büyüme performansı da son 30 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir.

Yapılan öngörüler, 2008 finansal krizinden bu yana en düşük küresel büyüme oranının 2019’da gerçekleşeceğine işaret etmektedir. IMF, Ocak 2020 raporunda küresel büyüme tahminini bir kez daha aşağı yönlü revize ederek 2019 yılı için %3’ten %2,9’a, 2020 yılı için ise %3,4’ten %3,3’e düşürmüştür. Raporda, birkaç gelişmekte olan ülkede ekonomik faaliyetlere yönelik olumsuz gelişmelerin büyüme beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açtığı belirtilirken, 2020 yılında öngörülen nispi toparlanmanın Çin dışındaki diğer gelişmekte olan ekonomilerden kaynaklanmasının beklendiği vurgulanmıştır.

2020 yılının ilk ayında, Çin ile ABD arasında yaklaşık iki yıldır süren ticaret savaşında, birinci faz ticaret anlaşması konusunda uzlaşmaya varılması ve Brexit yasa tasarısının onaylanmasının, piyasalarda belirsizliklerin azalması ve risk iştahının artması yönünde olumlu bir etki yaratması beklenmektedir.

Türkiye ekonomisi dengelenme sürecinde başarı sağlamıştır.

Türkiye ekonomisi, konjonktürel gelişmelerin yanı sıra ABD ile yaşanan inişli çıkışlı siyasi ilişkiler ve gündemden düşmeyen Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisinde bir yıl geçirmiştir.

2018 yılı Ağustos ayında döviz kurundaki sert yükseliş nedeniyle sıkıntılı bir sürece giren Türkiye ekonomisinde, yılın son çeyreğinde başlayan daralma, 2019 yılının ilk yarısında da sürmüş ve ilk çeyrekte %2,3, ikinci çeyrekte ise %1,6 küçülme yaşanmıştır.

Yıl boyunca ekonomi yönetiminin kararlı duruşu, hızlı bir şekilde aldığı önlemler ve özel sektörün uyumlu iş birliği ile yürütülen dengelenme sürecinde önemli yol kat edilmiştir. Yılın üçüncü çeyreğinde beklentileri aşarak %1 büyüyen Türkiye ekonomisi, dördüncü çeyrekte ivmesini artırmış ve %6’lık bir büyüme gerçekleştirmiştir. Böylelikle, 2019 yılı için %0,9 olarak kaydedilen büyüme hızı Yeni Ekonomi Programı (YEP) hedefi olan %0,5’i de aşmıştır.

Birikimli döviz kuru etkilerinin azalması ve iç talebin ılımlı seyri, enflasyon dinamiklerinin 2019 yılında genel olarak iyileşmesini desteklemiştir. 2019 Ocak ayında %20,35 düzeyinde gerçekleşen TÜFE, yılı %11,84 ile tamamlamıştır.

Enflasyon görünümündeki iyileşmeye bağlı olarak TCMB, Temmuz ayından başlayarak kademeli olarak politika faizini %24’ten %12 seviyesine indirmiştir. Bu gelişme, yılın ikinci yarısında şirketlerin finansman maliyetlerini aşağı çekerek nakit akışlarında rahatlama sağlamıştır.

2019 yılında ihracatta rekor seviyelere ulaşılırken, son 9 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşen cari açığın kademeli olarak iyileştiği ve artıya geçtiği görülmüştür. Türkiye’nin yumuşak karnı olarak nitelendirilen ödemeler dengesinde elde edilen başarının 2020’de de sürdürülmesi yönünde kararlı bir duruş sergileyen ekonomi yönetiminin, 2020 yılı için hedeflediği cari açık/milli gelir oranı %1,2 düzeyindedir.

2019 yılında ekonomik göstergelerde YEP’te belirtilen hedeflere yakın bir tablonun oluşması dikkati çekerken, bu durum söz konusu programda 2020 yılı için çizilen çerçeveye dair güveni de artırmıştır.

Vestel Beyaz Eşya için zor ama başarılı bir yıl

Küresel koşulların ve dengelenme sürecinin sancılarını yıl boyunca ülke olarak hep birlikte hissettiğimiz 2019’da; ihracat odaklı stratejimiz, yenilikçiliğimiz ve katma değerli üretim yetkinliğimiz ile Vestel Beyaz Eşya’nın daha parlak yarınlara ulaşması için var gücümüzle çalışmaya devam ettik. 2018 yılının 3. çeyreğinden itibaren yurt dışı pazarlara daha fazla ağırlık veren Vestel Beyaz Eşya, 2019’da da bu stratejisini devam ettirerek Türkiye ihracatındaki en büyük güçlerden biri olmayı sürdürmüştür. İhracat pazarlarında gösterdiğimiz bu güçlü performansı daha da ileri taşıyacağımıza inanıyorum.

Üretim yaptığımız global markalar, kalite, Ar-Ge, tasarım ve inovasyon yetkinliklerimize olan inanç ve güvenlerini, mevcut iş birliklerinin kapsamını daha da genişleterek göstermektedir. Sharp ile 2024 sonuna kadar geçerli olan marka lisans anlaşmamızın kapsamının, akıllı ürünleri de içerecek şekilde genişletilmesi bunun en iyi örneği olmuştur.

Üretiminin %80’den fazlasını başta Batı Avrupa olmak üzere dünyanın 156 ülkesine ihraç eden yerli bir teknoloji ve üretim şirketi olan Vestel Beyaz Eşya, dünyadaki rekabetçi ve öncü gücünü korumak için teknolojik gelişmeleri yakından takip etmenin ötesinde bu gelişmelere yön veren bir şirket olmak zorundadır. Bu doğrultuda, 2015 yılından itibaren Vestel Beyaz Eşya’da gerek Endüstri 4.0, gerekse dijital dönüşüm için tüm altyapıları ve sistemleri oluşturmaya başladık. Halihazırda fabrikalarımızda çok sayıda Endüstri 4.0 projesini hayata geçirmiş durumdayız ve bu konudaki çalışmalarımız hızla devam ediyor. Vestel City’nin Türkiye’de Endüstri 4.0 dönüşümünü gerçekleştiren ilk tesis olması konusundaki iddiamızı da korumaktayız.

Dijital dönüşümün ürün tarafında, ürün gamımızdaki akıllı ürünlerin sayısını hızla artırmaya devam ediyoruz. Vestel olarak akıllı ev ekosistemi çerçevesinde şu anda ürettiğimiz televizyonlar, beyaz eşyalar ve akıllı telefonlar birbirine bağlanabilir, birbiriyle haberleşebilir ve veri transferi yapabilir konumdalar. Bugün kullanıcı alışkanlıklarını öğrenebilen ve kendini geliştirebilen ürünler ürün gamımızda yerini almıştır. Örneğin Avrupa’da deterjan bittiği zaman deterjan siparişi verebilen çamaşır makinelerimiz pazara sunulmuştur. Kullanıcı alışkanlıklarına göre kendi kendine öğrenen, yapay zekaya sahip ürünlerimizle uluslararası fuarlarda da ilgi odağı oluyor ve tasarım yarışmalarında onlarca ödüle layık görülüyoruz. Sadece Plus X Awards yarışmasında, 32 ödül alan Vestel Beyaz Eşya, en büyük ödül olan En Yenilikçi Marka Ödülü’ne geçen yıl olduğu gibi bu yıl da layık görülmüştür.

Sürdürülebilirliğe geniş bir perspektifle yaklaşıyoruz.

Tüm faaliyetlerimizde Zorlu Holding’in Akıllı Hayat 2030 vizyonu doğrultusunda, insanın, toplumun ve dünyanın gelecekteki refahını temel alan sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Ürün ve hizmetlerimizden üretim tesislerimize, insan kaynağımızdan iş yapış şekillerimize uzanan 360 derecelik bir sürdürülebilirlik anlayışıyla çalışıyoruz. Bu vizyonla hareket ederek ürettiğimiz, dünyanın en az elektrik ve su tüketen, deterjansız yıkama yapan, en sessiz çalışan ve gıdaların ömrünü uzatan beyaz eşyalarımız tüketicilerden büyük ilgi görüyor.

Diğer taraftan, ülkemize ve halkımıza karşı sorumluluklarımızın bilinciyle üretmek ve Türk sanayiinin gelişimine katkı yapmanın yanı sıra istihdam hedeflerine destek olmayı çok önemsiyoruz. Toplumsal farkındalığımızla engelli vatandaşlarımıza ve kadınlarımıza iş hayatında daha fazla yer vermek için çaba sarf ediyoruz. Erişilebilirlik Projemizle ürünlerimizin engelli bireylerce kolayca kullanılabilmesi için tasarım ve düzenlemeler yapıyoruz.

Sürdürülebilirliği içselleştirmiş bir kurum olarak, hayvan dostlarımız için geliştirdiğimiz Yürüteç Projesi ise uluslararası arenada takdirle karşılanarak ACE of M.I.C.E. Awards’ta En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi, Birleşik Krallık’ın en prestijli sosyal sorumluluk ödül organizasyonu olan International CSR Excellence Awards’ta da Bronz Ödül’ün sahibi olmuş; ayrıca Vestel Beyaz Eşya, The Green Organisation tarafından Dünya Lideri (CSR World Leader) Nişanı’na layık görülmüştür.

Her şeye rağmen daha iyi bir geleceğe inanıyoruz.

Dünyada ve ülkemizde koşulların tamamen iyileşmediği ve birçok riski yönetmek durumunda olacağımız 2020 yılında; ABD başkanlık seçimi, Brexit’in etkileri ve AB ekonomilerindeki durgunluk gibi faktörler küresel ekonomiye dair belirsizlik yaratmaya devam ederken yurt içinde canlanan tüketici talebi ile ekonomideki toparlanmanın hız kazanması beklenmektedir.

2020 yılının, bu fotoğrafı doğru bir şekilde okuyarak, girişimci ruhumuzla inovasyon, teknoloji, tasarım, katma değerli üretim ve ihracat gibi kaslarımızı daha da güçlendireceğimiz ve Akıllı Hayat 2030 vizyonumuz doğrultusunda sürdürülebilirliğe dair sağlam adımlar atacağımız bir yıl olacağına gönülden inanıyorum.

Türkiye’nin güçlü geleceği için ihtiyaç olan her alanda gayret göstererek, ülkemize artan oranda değer üretmeye devam edeceğiz.

Zorlukları ve başarıları hep birlikte göğüslediğimiz tüm paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla,

Ahmet Nazif Zorlu
Yönetim Kurulu Başkanı